Tuğra Nedir?

Tuğra, Osmanlı sultanlarının göz alıcı kaligrafik nişan veya arması, bir çeşit imzasıdır.

Sultanın ve babasının adını ve yanında çoğunlukla, “el-muzaffer daima” şeklindeki bir dua ibaresini içerir.

Tuğra tek başına Osmanlı kültür, sanat ve egemenliğini temsil eder. Türklere özgüdür. Türklerin bin yıllık Orta Doğu egemenliğinin mührüdür.

En eski Osmanlı tuğrası, ikinci Osmanlı sultanı Orhan Gaz’iye aittir. Birinci sultan Osman Gazi’ye ait bir tuğraya günümüze dek rastlanamamıştır. Bu nedenle 36 Osmanlı padişahı olmasına rağmen, 35 Osmanlı padişah tuğrası vardır.
 Aslen tuğralar, bizzat Padişahın kendi tarafından değil, “nişancı” veya tuğrakeş denilen görevlilerce yazılmışlardır.

Tuğralar, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan, yıkılmasına kadar çeşitli yerlerde kullanılmış, hat sanatının bir kolu olmuş ve resmi görevini tamamladıktan sonra tarihe mal olmuştur.

WISH FOR NISH Cam Göbeği (Turkuaz) Tuğralı Ev Aksesuarı

Günümüzde hat sanatını icra eden “Hattatlar” tarafından, sanatsal amaçlı olarak yaşatılmaktadır.

WISH FOR NISH Altın Varak Tuğralı Duvar Aksesuarı
Bir güç ve egemenlik simgesi olduğu için belgelerin sonunda değil, başında yer alan Tuğra, önceleri, fermanlar gibi pek çok resmi evrak üzerine resmiyet kazandırmak için çekilirken, daha sonraları hükümdarlık (hanedan) sembolü olarak paralar, bayraklar, pullar, resmi abideler, resmi binalar, camiler ve saraylarda da kullanılmıştır.

WISH FOR NISH Cam Göbeği Rengi Fes Lokumluk

Eşsiz Benzersiz Altın Varak Bir Osmanlı Tablo

WISH FOR NISH “Topkapı Palace” Koleksiyonu’nda yer alan ve tasarım aşaması ardından, aylar süren bir hazırlık süreci sonrasında, tamamen el işçiliğiyle ve sadece 1 adet üretilen, eşsiz benzersiz “Altın Varak Çerçeveli, Yeşil Kadife Zeminli Osmanlı Tablo”, online mağazamızwww.wishfornish.com ‘dan sipariş edilmesinin ertesi günü, yeni sahibinin evindeki en güzel köşede yerini aldı.

Yeşil renkli bordürlerinin köşeleri, kabartılı Altın yaldızlı motiflerle bezenen, Osmanlı Yeşili kadife kumaş zeminli, Altın Varak Ahşap çerçeveli, 38cmx38cm ebadındaki bu özel tasarım 3 boyutlu Tablonun içerisinde, her biri kristallerle süslenen Osmanlı Objeleri’nden Altın Kaplama “Kama”, “Yeşil İpekli Kaftan”, “İstanbul”, “Semazen” ve “Saltanat Kayığı” Figürleri ile Tuğralara ilaveten, 33 adet Yeşil Akik Doğal Taştan oluşan özel bir mini Tespih de bulunuyor.
Bu çok çok özel tasarımın, yeni ailesine mutluluk, sağlık ve bol şans getirmesi dileğiyle…

Nazar Boncuğu Neden Kullanılır?

“Nazar” aslında Arapça’da sadece ‘göz’ anlamına geliyor. Nazar boncukları da genelde, göz şeklinde oluyor.
 
Aslında insanın dünyaya açılan penceresi, göz olarak düşünüldüğünde ve göz, her türlü, iyi ve kötü düşüncenin, ilk çıkış noktası olarak kabul edildiğinde, bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri kullanılagelmiş.
Nazar boncuğunun, kem gözlere karşı koruduğu ve görünür bir yerde takılması durumda nazardan koruyacağı inancı oldukça yaygın…
Hatta halk arasında çok kuvvetli nazarların, nazar boncuklarını çatlattığı, hatta parça parça ettiği anlatılır hep. Kesin ya sizin ya da yakınlarınızın başına gelmiştir. Üzerinde taşıdığı nazar boncuğu bir anda düşme, çarpma gibi bir neden olmaksızın çatlar, sebebinin Nazar olduğuna inanılır ve denilir ki: “Eh sen de bu kadar güzel olmasaydın”… İçten içe  acaba gerçek olabilir mi,  kimin nazarı değdi kimbilir diye bir yandan düşünülürken, bir yandan da sevinilir tabi iltifat almak her zaman güzeldir:)
Nazar boncuğu adalar
Konuyu gerçekten de bilimsel olarak düşündüğümüzde Alt beyin sistemi, gözlerle iletişim kuruyor.Bu durumda da alt beyinden gelen güçlü bir nevrotik enerjinin, karşı tarafın alt beynini etkileyebilmesi ve bu aşırı nevrotik enerji, sirayet edici ve rahatsızlık verici bir enerji olduğu için, o kişide hastalık yapabilmesinin söz konusu olduğu fikri hakim…
heidi klum
Biraz araştırıldığında fark ediliyor ki nazarın ve nazar boncuğunun izleri Mısır’da İÖ 4800-İS 5000 yıllarına uzanıyor.
Rivayete göre dünyadaki tüm kötülükleri gören Mısır imparatoru Osiris’in gözünün, yoksulluğu ve cehaleti uzaklaştırdığına inanılırdı. Oğlu Horus gözlerini açtığında ortalığın aydınlandığı (iyilik), kapattığında karanlık (kötülük) olduğu düşünülürdü.
Güneş Tanrısı Osiris’i öldüren Seth’den öç almak isteyen Horus’un gözü, kavga sırasında, aynı zamanda amcası olan, ‘Karanlıklar ve Kötülükler Tanrısı Seth’ tarafından parçalanır. Bilimlerin ve tıbbın kurucusu olan Toth, bu parçaları toplar ve gözü eski haline getirmek için eksik kalan parçayı da, kendi sihir gücü ile tamamlar.
Daha sonra Horus’un bu gözünü simgeleyen hiyeroglif resim; uzak görüşlülüğün, beden dokunulmazlığının ve sonsuz doğurganlığın simgesi olur. Mısırlılar önem ve değer verdikleri her şeyi koruyabilmek için, üzerine Horus’un gözünü çizerler. Bu çizimler daha sonra Anadolu’ya ulaşır ve büyük ihtimalle onu ilk defa Fenikeliler (İÖ 2500 -İS 65) cam üzerine geçirirler.
M.Ö. 190 yılında Pamukkale (Denizli) yakınlarında kurulan bir antik kent olan Hierapolis’in giriş kapısına işlenmiş olan Medusa figürünün, Tanrıça Medusa’dan korunmak için yapıldığı ve bu inancın, Türk kültürüne ‘Nazar Boncuğu’ olarak geçtiği sanılmaktadır.
Benzer şekilde, Helen Dönemi’nin en büyük tapınakları arasında yer alan ve Didim sınırları içinde bulunan Apollon Tapınağı’nın iç kısmına gelindiğinde görülen Medusa başının, bir “nazar boncuğu” işlevi gördüğü ve Apollon Tapınağı’nın, kötü fikirli insanlardan bu Medusa başı ile korunduğu kabul edilmektedir.
Bir efsaneye göre de, nazar boncuğu Medusa’nın gözüdür. Medusa bakışlarıyla insanları taşa çevirdiği için bunu durdurmanın bir yolu aranır ve bunun da gözünü çıkartmaktan geçtiğine karar verilir. Eskiden Anadolu’da bu gözün sembolü, evlerin kapısına asılarak, ilk bakış, ilgi çekici nesne olarak boncuğa yöneltildiği için, negatif bakışa direkt maruz kalınmadan, bu sayede insanların nazardan korunduğu düşüncesi yaygın…
Geçmişte bazı toplumlarda nazarın kasıtsız olarak değdiğine inanılıyormuş. Örneğin Slav folklorunda, çocuklarına nazarı değdiği için kendini kör eden bir babanın hikayesi vardır. Daha yakın zamanlarda ise nazarın kıskançlık sebebiyle değdiği inanışı yaygınlaşmıştır. Bu nedenle, özellikle Ortaçağ’da Avrupa’da, herhangi, birşeyden övgü ile bahsedilirken, nazar değmemesi için “Tanrı izin verirse” veya “Tanrı kutsasın” sözlerini eklemek adeti yerleşmiş. Müslüman toplumlarda ise benzer anlamlara gelen “Maşallah” sözü kullanılıyor.

Diğer bir inanca göre ise üzerinizde taşıdığınız nazar boncuğu ne kadar güzel ve dikkat çekici olursa, size bakıp da nazar değdirebilecek olan kişinin dikkatini ilk olarak o çeker ve böylece kötü düşünceleri boncuğa toplanmış olur.İnsanları böyle koruduğuna inanılır. Bazıları da prensip olarak nazar boncuğunu üstlerinde ama görünmeyen bir yerde kullanırlar, ancak bu düşünceye dayanırsak zaten amaç düşmanın nazar boncuğunu görmesini sağlamaksa, aslında dikkati çekebilecek bir konumda görünür bir şekilde kullanmak daha mantıklı:)

Bugün baktığımızda Aralarında ünlü top modeller Heidi Klum, Naomi Campbel ve Ana Beatriz Borros, magazin yıldızı Kim Kardashian, Paris Hilton, şarkıcı Shakira, Rihanna gibi pek çok Dünya Starı’nın da nazara inandığını ve korunmak için Nazar Boncuğu kullandığını görüyoruz./_np/5249/11425249.jpg
2010 yılında 62.si düzenlenen Emmy ödül törenini izleyen Türk seyirciler, bu tören için özel olarak yaptırılan altın yaldızlı kristal nazar boncuklarını, Lost dizisinin sevilen oyuncularına hediye etmişler ve bu sayede salonda ellerindeki nazar boncukları ile dolaşan ünlüler sayesinde”Nazar Boncuğu” sembolü, hem davetlilerin hem de Amerikan basınının ilgisini çekerek merak konusu olmuştu. Geceye katılan Lost yıldızlarından Matthew Fox, Micheal Emerson, Terry O’Quinn, Jorge Garcia ve Jin-Soo Kwon ise kendilerine armağan edilen nazar boncuğu hediyelerine oldukça şaşırmışlardı, çoğu ne anlama geldiğini o gece ilk kez öğrenmişti doğal olarak:)
 
 

WISH FOR NISH’DEN SONBAHARA ÖZEL İNDİRİM

Resim

www.wishfornish.com

Milano Moda Haftası VERSACE 2013 İlkbahar-Yaz Defilesinden…

İşte benim Milano Moda Haftası’nda merakla beklediğim defilelerden ve sonuçta en çok beğendiğim koleksiyonlardan biri…Versace… 

 

Donatella Versace 2013 yazı için de özgür Versace kadınının ruhunu başarılı olarak yansıtmış. Defile teması kızgın çöllerden  mavi sulara, pırıl pırıl gökyüzüne uzanıyor. 


Büyük boy blazerlar diğer adıyla boy friend ceketler Versace koleksiyonunda da yerini almış durumda.

 

Elbiselerde motifler, işlemeler, deri kombinler ön plana çıkıyor. Mini elbiselerde düşük bel ve kemer, yandan takılmış metal aksesuarlı çantalar, gladyatör çizmeler, ipek ve saten kumaşlarda elbiseler, bluzlar, metalik tonlarda püsküller, büyük kolyeler dikkat çekiyor. 

 

Kırmızı halıda Celebrity’ler üzerinde bol bol göreceğimiz maksi elbiseler ise tek kelimeyle muhteşem!

 

Arzu ederseniz defileyi de izleyebilmeniz için:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kadın koleksiyonlarından yeterince gördük ya peki Erkekler? derseniz size güzel bir jest yapıp, Vesace’nin 2013 İlkbahar-Yaz koleksiyonundan inanılmaz tasarım örnekleri veriyorum. Erkek Gladyatör çizmelerine ve kemerlerine şahsen bayıldım…

 

versace spring summer 2013 007 350x525 Versace Spring/Summer 2013 | Milan Fashion Week

versace spring summer 2013 005 350x525 Versace Spring/Summer 2013 | Milan Fashion Week

 

versace spring summer 2013 004 350x525 Versace Spring/Summer 2013 | Milan Fashion Week

 

 

 

Milano Moda Haftası PRADA 2013 İlkbahar-Yaz Defilesinden..

 

Prada da İlkbahar-Yaz 2013 koleksiyonunu .Milano Moda Haftası’nda moda severlerle buluşturdu. 


Prada -- Milan Fashion Week Spring 2013.


Prada, sade ve ağırlıklı olarak Siyah ve Krem tonlarının ön plana çıktığı ve etkisinde kaldığı Uzak Doğu etkisini motiflerinde ve kullanılan saten ve ipek kumaşlarda ortaya koyan ve şortlar, kimonolar, elbiseler, mini eteklerin öne çıktığı, aplikelerden oluşan parçaların çiçek desenleri ile bezendiği bir koleksiyon sundu.

 

 

 

 

 

Kapalı parmak arası sıradışı ayakkabı modelleri, origami katlamalı saten üstler ve podyuma çıkan modellerin kırmızı rujları en çok dikkat çekenlerden…

 

 

 

Prada -- Milan Fashion Week Spring 2013.

 

 

Miuccia Prada, bir kadının normalde giyemeceği pek çok elementi, gülünç duruma düşmeden bir arada kullanabildiği bir anlayışla hazırladığı koleksiyonuyla modaya meydan okuduğunu ve tüm tasarımların ortaya çıkmasından sonra ne kadar Japon ve Geişa kültürünün etkisinde kaldığını farkettiğini açıkladı…

 

 

 

image

 

MİLANO MODA HAFTASI DOLCE & GABBANA 2013 İlkbahar-Yaz Defilesinden…

Sicilya.. Aile… ve Seksilik…İşte Dolce Gabbana etiketinin altındaki mottolar… 

 

Milano Moda Haftasında Dolce Gabbana bir kez daha çok renkli ve folklorik öğeler taşıyan, hatta sokak cafelerinin masaörtüsü motiflerinden bile örnekler sunan koleksiyonu çizgiler, çiçekler, boncuklu sandaletleriyle tam bir renk cümbüşü yaşattı. 

 

Defileyi izlemek için:

 



Dolce & Gabbana Spring/Summer 2013 collection at Milan Fashion Week

 

Dolce & Gabbana 2013 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

 

 

 

A model walks the runway at the Dolce  Gabbana Spring/Summer 2013 fashion show

 

A model walks the runway at the Dolce  Gabbana Spring/Summer 2013 fashion show

 

A model walks the runway at the Dolce  Gabbana Spring/Summer 2013 fashion show

 

A model walks the runway at the Dolce  Gabbana Spring/Summer 2013 fashion show

 

A model walks the runway at the Dolce  Gabbana Spring/Summer 2013 fashion show