About wishfornish

Dilek Yeğinsü, "güzellik, asalet ve yaratıcılık" kelimeleri ile kendini niş bir anlayışın ürünü olarak konumlandıran ve mottosunda her zaman "özel" kalacağının altını çizen markası "Wish for Nish" ile limitli sayıda üretilen ve her biri el işçiliğiyle hazırlanan tasarımlarını sofistike, stil sahibi ve modern bir çizgi arayışında olanların beğenisine sunuyor. Klasik yanında modern, minimalist ve avant-garde etkiler içeren koleksiyonlarıyla göz kamaştıran ve zarif detaylarıyla farkındalık yaratan "Wish for Nish" aksesuar tasarımları, kolye, bileklik, küpe, yüzük, anahtarlık gibi kişisel aksesuarlar yanında aynalar, resim çerçeveleri, kadife ve İkat yastıklar, dekoratif objeler ve lavanta dolgulu yastıklar gibi Ev Aksesuarları konusunda da çok çeşitli ürün gamından örnekler barındırıyor. İlgilendiğiniz ve bilgi almak istediğiniz tasarımlar için www.wishfornish.com sitesinden veya info@wishfornish.com adresinden bağlantıya geçebilirsiniz. (For more information and future updates on Wish for Nish products, please stay in touch with us through our website (www.wishfornish.com) and facebook page (www.facebook.com/wishfornish) or you can also email us at info@wishfornish.com)

Swarovski Kristalli Shamballa Bileklik

Bugünün “WISH FOR NISH ve SİZ” fotoğrafı, Damla Formunda Faset Kesim Swarovski Kristalli Shamballa Bilekliğiyle Ceyda Hanım’dan geldi.

Amerika ve Batı Avrupa’da trend haline gelerek tüm dünyaya yayılan ve Hollywood starlarının vazgeçilmez aksesuarı olan Shamballa bileklikleri, şıklığın yanı sıra, karma öğretisi, mutluluk ve manevi huzurun da simgesi…

Shamballa tasarımlarının esin kaynağı; Meditasyon, eski Budist inanışları ve Tibet sembolleri… Koleksiyonun temasında sevgi, anlayış, empati ve farkındalık var.

Amerikan First Lady’si Michele Obama, Danimarka Prensesi Mary,İngiliz kraliyet ailesi üyeleri, basketbol efsanesi Michael Jordan, hiphop şarkıcısı Jay Z, aktör Ashton Kutcher…

…Formula 1 pilotu Michael Schumacher, aktrist Jennifer Anniston, Demi Moore, ünlü şarkıcı Madonna, Beyonce, Justin Bieber, süper model Helena Christensen ve Heidi Klum, Paris Hilton, Alman Teknik Direktör Joachim Löw gibi birçok ünlü Shamballa’nın müdavimleri arasında…

Shamballa bileklikleri; kişinin kendisini sağlıklı ve iyi hissetmesini temsil eden bir sembol olması yanında, moda bilinci olan ve trendleri takip eden kadınerkekçocukgenç herkes için sahip olunması şart olan bir arzu objesi 🙂

Shamballa Çocuk Bilekliği

Siz de bu bölümümüzde yer almak isterseniz, WISH FOR NISH markalı aksesuarlarınızla fotoğraflarınızı wishfornish@gmail.com ‘a gönderebilirsiniz.

Kaftan Nedir? Kaftanlı Aksesuar Örnekleri

Malumunuz son dönemde “Muhteşem Yüzyıl” dizisiyle iyice hayatımıza giren Osmanlı Kültürünün etkilerini ve zamanın saray modasını yansıtan kaftanlar, bugün de farklı tasarım örnekleriyle sık sık karşımıza çıkıyor.

 

Peki “nedir bu Kaftan?” diyenleriniz için kısa bir bilgilendirme yapalım.

Osmanlı Sultanları’nın kostümü olarak, imparatorluk için özel bir yere sahip olan Kaftanlar, önemli bir görevi başarıyla gerçekleştirenleri ödüllendirmek amacıyla da hediye edildiğinden; bir imtiyaz işareti olarak, bayramlarda, Sadrazam huzurunda, kılıçla beraber kumandanlara sunulurmuş.

Genellikle önü ve kolları işlemeli olan kaftanın, renk, şerit ve düğmeleri de verilecek şahsın rütbesine ve gördüğü hizmete göre değişiklik gösterirmiş.

Cübbe’nin altına da giyilen ve ağırlıkla ipek, kadife gibi kumaşlardan yapılan, bu süslü, uzun, astarsız ve yakasız elbiseler, çeşit ve özelliklerine bağlı olarak “murabba”, “keçe”, “çuha” gibi isimler alır,renk, şerit ve düğmeleri sayesinde, ne kadar değerli oldukları uzaktan bakılarak da anlaşılabilirmiş.

Kıymetli kumaştan yapılan kaftanların önü ve kolları altın telli şerit ve kordonlarla süslenir, Kadifeden yapılan vezir kaftanları ise düğmeli ve sırma şeritli yapılır ve kış aylarında, üzerine giyilen samur kürklerle birlikte kullanılırmış.

 
 Yeniçeriler ise, kaftanlarının altına entari giyerler ve yürürken bacaklarına dolanmaması için bu entarilerini toplayıp bellerine sıkıştırdıkları için buna “dolama” denilirmiş.
 İlginçtir ki; İstanbul Topkapı Sarayında bulunan kaftanlar üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; burada en fazla 1.Ahmet’e ve 17. yüzyıla ait kaftanlar çoğunluktaymış.
İncelenen Kaftan kumaşlarında; bitkisel, hayvansal, geometrik, sembolik motifler ile, doğadan stilize edilen motifler ve yabancı etkilerden gelen motiflerin ve çoğunlukla büyük desenleri kullanıldığı, dikkat çekilen unsurlar arasında… Kumaşların zemininde en fazla krem ve güvez rengi ve desenlerinde ise mavi rengine yer verildiği tespit edilen önemli detaylardan bazıları…
En sık karşılaşılan Kaftan motiflerinden biri olan “Çintemani”, Orta Asya kökenli en eski Türk motiflerinden… Özellikle 16.yy’dan sonra Osmanlı dokuma sanatında ve çinicilikte sıkça kullanılan Çintemani’deki Üç benek; “güç”, “kudret” ve “saltanat”ı sembolize ediyor.

Bir diğer sık kullanılan Kaftan motifi olan “Lale” ise Osmanlı Dönemi’nde gerek şekli, gerekse anlamı sebebiyle özel ilgi görmüş…

 Kelime olarak ele alındığında Arapça “Allah” lafzına ait harfleri taşıyan “Lale”, tasavvufta Allah’ın birliğini temsil ediyor. Harfi manası da Osmanlı bayrak ve sancağının sembolü olan ‘hilal’e de ulaşıyor.

Rengi ve şekli açısından sevgilinin yüzüne, yanağına, dudağına benzetilen ‘Lale’, yine rengi dolayısıyla aşığın yanağına ve içindeki tomurcuklarıyla da aşığın gönlündeki yaralara teşbih ediliyor.

Renk ve şekil olarak ise daha ziyade kadeh, şarap, kan, taç, sümbül gibi kavramlarla beraber anılıyor.
Tasavvuf düşüncesinde ise; Lale’nin renkli yapraklarının yukarıya doğru olması halinin, bir dervişin dua edişindeki edayı andırdığı kabul ediliyor.
 Lale sembolü hakkında hazırladığımız, daha ayrıntılı bir başka yazıya, buradan ulaşabilirsiniz.

Hello Kitty Bileklik

Bugünün “WISH FOR NISH ve SİZ” fotoğrafı, son dönemde geçirdiği bir kaç ufak rahatsızlığa ve maalesef ayağındaki alçıya rağmen neşesinden hiç ödün vermeyen Hande Hanım’dan…

İçindeki enerji dolu çocuğa ve Hello Kitty aşkına vurgu yapmak istercesine, ona özel bir Nazar Boncuğu görevi görmesi için tasarladığımız bilekliği, kendisine ulaşır ulaşmaz gönderdiği resmini sizlerle de paylaşalım:)

Nazar Boncuğu ile ilgili yazımıza göz atanlarınız hatırlayacaktır ki Nazar Boncuğunda amaç, karşınızdakinin, varsa tüm kötü enerjisini, sizden başka bir yerde toplayacak ve dikkatini ilk olarak kendisine çekecek  bir objeyi, görünür bir yerinizde bulundurmak…

İşte bu Hello Kitty bilekliğin de Hande Hn’ı bir nazar boncuğu gibi korumasını, bol şans, sağlık ve mutluluk getirmesini dileriz:)

Diğer Çocuk Bileklik tasarımlarımız için tıklayınız.

Tuğra Nedir?

Tuğra, Osmanlı sultanlarının göz alıcı kaligrafik nişan veya arması, bir çeşit imzasıdır.

Sultanın ve babasının adını ve yanında çoğunlukla, “el-muzaffer daima” şeklindeki bir dua ibaresini içerir.

Tuğra tek başına Osmanlı kültür, sanat ve egemenliğini temsil eder. Türklere özgüdür. Türklerin bin yıllık Orta Doğu egemenliğinin mührüdür.

En eski Osmanlı tuğrası, ikinci Osmanlı sultanı Orhan Gaz’iye aittir. Birinci sultan Osman Gazi’ye ait bir tuğraya günümüze dek rastlanamamıştır. Bu nedenle 36 Osmanlı padişahı olmasına rağmen, 35 Osmanlı padişah tuğrası vardır.
 Aslen tuğralar, bizzat Padişahın kendi tarafından değil, “nişancı” veya tuğrakeş denilen görevlilerce yazılmışlardır.

Tuğralar, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan, yıkılmasına kadar çeşitli yerlerde kullanılmış, hat sanatının bir kolu olmuş ve resmi görevini tamamladıktan sonra tarihe mal olmuştur.

WISH FOR NISH Cam Göbeği (Turkuaz) Tuğralı Ev Aksesuarı

Günümüzde hat sanatını icra eden “Hattatlar” tarafından, sanatsal amaçlı olarak yaşatılmaktadır.

WISH FOR NISH Altın Varak Tuğralı Duvar Aksesuarı
Bir güç ve egemenlik simgesi olduğu için belgelerin sonunda değil, başında yer alan Tuğra, önceleri, fermanlar gibi pek çok resmi evrak üzerine resmiyet kazandırmak için çekilirken, daha sonraları hükümdarlık (hanedan) sembolü olarak paralar, bayraklar, pullar, resmi abideler, resmi binalar, camiler ve saraylarda da kullanılmıştır.

WISH FOR NISH Cam Göbeği Rengi Fes Lokumluk

Eşsiz Benzersiz Altın Varak Bir Osmanlı Tablo

WISH FOR NISH “Topkapı Palace” Koleksiyonu’nda yer alan ve tasarım aşaması ardından, aylar süren bir hazırlık süreci sonrasında, tamamen el işçiliğiyle ve sadece 1 adet üretilen, eşsiz benzersiz “Altın Varak Çerçeveli, Yeşil Kadife Zeminli Osmanlı Tablo”, online mağazamızwww.wishfornish.com ‘dan sipariş edilmesinin ertesi günü, yeni sahibinin evindeki en güzel köşede yerini aldı.

Yeşil renkli bordürlerinin köşeleri, kabartılı Altın yaldızlı motiflerle bezenen, Osmanlı Yeşili kadife kumaş zeminli, Altın Varak Ahşap çerçeveli, 38cmx38cm ebadındaki bu özel tasarım 3 boyutlu Tablonun içerisinde, her biri kristallerle süslenen Osmanlı Objeleri’nden Altın Kaplama “Kama”, “Yeşil İpekli Kaftan”, “İstanbul”, “Semazen” ve “Saltanat Kayığı” Figürleri ile Tuğralara ilaveten, 33 adet Yeşil Akik Doğal Taştan oluşan özel bir mini Tespih de bulunuyor.
Bu çok çok özel tasarımın, yeni ailesine mutluluk, sağlık ve bol şans getirmesi dileğiyle…

Nazar Boncuğu Neden Kullanılır?

“Nazar” aslında Arapça’da sadece ‘göz’ anlamına geliyor. Nazar boncukları da genelde, göz şeklinde oluyor.
 
Aslında insanın dünyaya açılan penceresi, göz olarak düşünüldüğünde ve göz, her türlü, iyi ve kötü düşüncenin, ilk çıkış noktası olarak kabul edildiğinde, bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri kullanılagelmiş.
Nazar boncuğunun, kem gözlere karşı koruduğu ve görünür bir yerde takılması durumda nazardan koruyacağı inancı oldukça yaygın…
Hatta halk arasında çok kuvvetli nazarların, nazar boncuklarını çatlattığı, hatta parça parça ettiği anlatılır hep. Kesin ya sizin ya da yakınlarınızın başına gelmiştir. Üzerinde taşıdığı nazar boncuğu bir anda düşme, çarpma gibi bir neden olmaksızın çatlar, sebebinin Nazar olduğuna inanılır ve denilir ki: “Eh sen de bu kadar güzel olmasaydın”… İçten içe  acaba gerçek olabilir mi,  kimin nazarı değdi kimbilir diye bir yandan düşünülürken, bir yandan da sevinilir tabi iltifat almak her zaman güzeldir:)
Nazar boncuğu adalar
Konuyu gerçekten de bilimsel olarak düşündüğümüzde Alt beyin sistemi, gözlerle iletişim kuruyor.Bu durumda da alt beyinden gelen güçlü bir nevrotik enerjinin, karşı tarafın alt beynini etkileyebilmesi ve bu aşırı nevrotik enerji, sirayet edici ve rahatsızlık verici bir enerji olduğu için, o kişide hastalık yapabilmesinin söz konusu olduğu fikri hakim…
heidi klum
Biraz araştırıldığında fark ediliyor ki nazarın ve nazar boncuğunun izleri Mısır’da İÖ 4800-İS 5000 yıllarına uzanıyor.
Rivayete göre dünyadaki tüm kötülükleri gören Mısır imparatoru Osiris’in gözünün, yoksulluğu ve cehaleti uzaklaştırdığına inanılırdı. Oğlu Horus gözlerini açtığında ortalığın aydınlandığı (iyilik), kapattığında karanlık (kötülük) olduğu düşünülürdü.
Güneş Tanrısı Osiris’i öldüren Seth’den öç almak isteyen Horus’un gözü, kavga sırasında, aynı zamanda amcası olan, ‘Karanlıklar ve Kötülükler Tanrısı Seth’ tarafından parçalanır. Bilimlerin ve tıbbın kurucusu olan Toth, bu parçaları toplar ve gözü eski haline getirmek için eksik kalan parçayı da, kendi sihir gücü ile tamamlar.
Daha sonra Horus’un bu gözünü simgeleyen hiyeroglif resim; uzak görüşlülüğün, beden dokunulmazlığının ve sonsuz doğurganlığın simgesi olur. Mısırlılar önem ve değer verdikleri her şeyi koruyabilmek için, üzerine Horus’un gözünü çizerler. Bu çizimler daha sonra Anadolu’ya ulaşır ve büyük ihtimalle onu ilk defa Fenikeliler (İÖ 2500 -İS 65) cam üzerine geçirirler.
M.Ö. 190 yılında Pamukkale (Denizli) yakınlarında kurulan bir antik kent olan Hierapolis’in giriş kapısına işlenmiş olan Medusa figürünün, Tanrıça Medusa’dan korunmak için yapıldığı ve bu inancın, Türk kültürüne ‘Nazar Boncuğu’ olarak geçtiği sanılmaktadır.
Benzer şekilde, Helen Dönemi’nin en büyük tapınakları arasında yer alan ve Didim sınırları içinde bulunan Apollon Tapınağı’nın iç kısmına gelindiğinde görülen Medusa başının, bir “nazar boncuğu” işlevi gördüğü ve Apollon Tapınağı’nın, kötü fikirli insanlardan bu Medusa başı ile korunduğu kabul edilmektedir.
Bir efsaneye göre de, nazar boncuğu Medusa’nın gözüdür. Medusa bakışlarıyla insanları taşa çevirdiği için bunu durdurmanın bir yolu aranır ve bunun da gözünü çıkartmaktan geçtiğine karar verilir. Eskiden Anadolu’da bu gözün sembolü, evlerin kapısına asılarak, ilk bakış, ilgi çekici nesne olarak boncuğa yöneltildiği için, negatif bakışa direkt maruz kalınmadan, bu sayede insanların nazardan korunduğu düşüncesi yaygın…
Geçmişte bazı toplumlarda nazarın kasıtsız olarak değdiğine inanılıyormuş. Örneğin Slav folklorunda, çocuklarına nazarı değdiği için kendini kör eden bir babanın hikayesi vardır. Daha yakın zamanlarda ise nazarın kıskançlık sebebiyle değdiği inanışı yaygınlaşmıştır. Bu nedenle, özellikle Ortaçağ’da Avrupa’da, herhangi, birşeyden övgü ile bahsedilirken, nazar değmemesi için “Tanrı izin verirse” veya “Tanrı kutsasın” sözlerini eklemek adeti yerleşmiş. Müslüman toplumlarda ise benzer anlamlara gelen “Maşallah” sözü kullanılıyor.

Diğer bir inanca göre ise üzerinizde taşıdığınız nazar boncuğu ne kadar güzel ve dikkat çekici olursa, size bakıp da nazar değdirebilecek olan kişinin dikkatini ilk olarak o çeker ve böylece kötü düşünceleri boncuğa toplanmış olur.İnsanları böyle koruduğuna inanılır. Bazıları da prensip olarak nazar boncuğunu üstlerinde ama görünmeyen bir yerde kullanırlar, ancak bu düşünceye dayanırsak zaten amaç düşmanın nazar boncuğunu görmesini sağlamaksa, aslında dikkati çekebilecek bir konumda görünür bir şekilde kullanmak daha mantıklı:)

Bugün baktığımızda Aralarında ünlü top modeller Heidi Klum, Naomi Campbel ve Ana Beatriz Borros, magazin yıldızı Kim Kardashian, Paris Hilton, şarkıcı Shakira, Rihanna gibi pek çok Dünya Starı’nın da nazara inandığını ve korunmak için Nazar Boncuğu kullandığını görüyoruz./_np/5249/11425249.jpg
2010 yılında 62.si düzenlenen Emmy ödül törenini izleyen Türk seyirciler, bu tören için özel olarak yaptırılan altın yaldızlı kristal nazar boncuklarını, Lost dizisinin sevilen oyuncularına hediye etmişler ve bu sayede salonda ellerindeki nazar boncukları ile dolaşan ünlüler sayesinde”Nazar Boncuğu” sembolü, hem davetlilerin hem de Amerikan basınının ilgisini çekerek merak konusu olmuştu. Geceye katılan Lost yıldızlarından Matthew Fox, Micheal Emerson, Terry O’Quinn, Jorge Garcia ve Jin-Soo Kwon ise kendilerine armağan edilen nazar boncuğu hediyelerine oldukça şaşırmışlardı, çoğu ne anlama geldiğini o gece ilk kez öğrenmişti doğal olarak:)
 
 

“WISH FOR NISH ve SİZ”de MOR Renginin Asaleti

İçindeki asaleti, her daim tüm zerafetiyle ortaya koyan Yelda Hanım, Wish For Nish markalı özel tasarım, el yapımı Gümüş Semazen Figürlü, Mor İpek Kordonlu Kolyesiyle “Wish for Nish ve Siz”de…

Mor Renginin Etkilerini kısaca değerlendirmek gerekirse;

Kırmızı ve Mavinin karışımından ortaya çıkan ve tamamlayıcı rengi Sarı olan, Mor; asilliği ve kendine güvenmeyi simgelerken, ruhsal enerjisi;vizyon ve sezgi ile barışık alanda seyreder.

Sanatçı kişilik,düşünce ve tolerans, Mor renkle birleşiktir. Sakinleştirici ve dinlendirici yönü, alçak gönüllülük etkisi ile tam bir bütünlük oluşturur.

Fiziksel özellikleri olarak Mor renk beynin arka tarafındaki bezlere etki ettiğinden vücuttaki tüm salgı bezleri ile irtibattadır.Bu potansiyelde hormonal aktiviteleri de düzenler.

Zenginliği, asaleti, lüks ve ihtişamı çağrıştıran bir renk olan “Mor”, Konsantrasyonu ve hayal gücünü artırarak, kişiye ilham veren bir renktir.

Mor renge sempati duyanlar genelde, ağır başlı, asil ruhlu ve duygusal yapılı olmaları sebebiyle sanatçı ruhlu insanlardır.

Ev dekorasyonu açısından ele alınırsa;

Mor renginin tonları olan Lavanta, Leylak gibi renkler; ilham verici etkileriyle, beyinsel faaliyetleri ve sanatsal düşünceyi artırdığı için, özellikle sanatçıların olmak üzere, çalışma odalarındaki aksesuarlarda sıklıkla tercih edilebilir.